Vakfın Gayesi

*İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesince de tescil edilen vakıf senedimizin Vakfın Hukuki Durumunu ifade eden
3. Maddesi ve Vakfın Gayesini ifade eden 7 alt maddeden oluşan 4. Maddesi vakfımızın manifestosudur.

 VAKFIN HUKUKİ DURUMU:

Madde 3: Vakıf kendi organlarından başka hiçbir yere bağlı olmayan bağımsız bir kuruluştur. Vakıf siyasal amaçlara araç edilemez.

VAKFIN GAYESİ:

Madde 4: Vakfın gayesi;

4/1 – Türk İslam tarihinin ve medeniyetinin doğru ve bilimsel tarzda öğrenilmesini ve tanıtılmasını sağlamak, İslami ilimlerde, beşeri ilimlerde, sosyal ve kültürel alanlarda her türlü bilimsel araştırmalar yapmak, dünyadaki gelişmeleri takip ederek geleceğe yönelik öngörülerde bulunmak, Türk İslam Dünyasının ve tüm insanlığın sosyo-kültürel problemlerine yönelik bilimsel araştırmalar, incelemeler, analiz ve sentez çalışmaları yaparak, gerçekçi ve etkin çözümler üretmek ve üretilen bu çözümleri kamuoyu ile paylaşmaktır.

4/2 – Türk İslam Dünyasının tarihi mirasını modern bilimsel yöntemlerle araştırarak günümüz insanının dikkatine sunmak, Türk İslam coğrafyasındaki dini, sosyal, kültürel ve entellektüel değişim ve gelişmeleri izleyerek araştırmacılar, bilim adamları ve yöneticiler için bilgi birikimi sağlamak, nitelikli çalışmalar yürütmek amacıyla Türkiye içindeki ve dışındaki bu konularla ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla ilişkilerini sürdürmektir.

4/3 – Ülkesinde ve dünyada yaşanan olaylara karşı duyarlı, idealist, donanımlı, Doğu ve Batı medeniyetlerini yakından tanıyan, geniş ufuklu, eleştirel bir bakış açısına sahip, hedefleri olan gençlerin yetişmesine katkı sağlamak ve aşırılıklardan uzak, orta yolu tutmuş, dünyanın ve ülkesinin gerçeklerinin farkında olarak hedeflerine ulaşma noktasında bilinçli adımlar atabilen, farklı görüşlere ve bakış açılarına sahip gençlerin bir araya gelerek birbirlerini daha yakından tanımalarını ve bu gençlerin Allah sevgisi, nizâm-ı âlem ülküsü, vatan-millet sevgisi ve ortak ülke menfaatleri etrafında birleşmelerini sağlamaktır.

4/4 – Türk İslam Dünyasında Kur’ân’ın mantığına, rûhuna ve özüne hâkim; ‘Allah’ın Rasûlü Muhammed (sav) günümüzde yaşıyor olsaydı nasıl bir İslam Medeniyeti inşa ederdi?’ sorusunun cevabını bulabilmiş; Allah Rasûlü’nün (sav) şekline, şemâiline, kılığına, kıyafetine takılı kalmayarak, Allah Rasûlü’nün (sav) dünya görüşünü, hayata bakış açısını ve yaşadığı asrın sorunlarına getirdiği çözümlerin arkasındaki ilkeleri idrak edebilmiş; sağlıklı bir   dünya-âhiret dengesi kurabilmiş, hem modern, hem milliyetçi, hem de sağlam dini bilgilerle donanmış, manevi ve ahlaki fazileti yüksek; Allah’ın adını yüceltmeyi, Allah’ın rızasını kazanmayı ve Allah sevgisini yaymayı hayatına gaye edinmiş; hitabetiyle, zekâsıyla, nezaketiyle, nezafetiyle, letafetiyle, empatisiyle, sempatisiyle, giyim kuşam tarzıyla, hanımefendiliği ve beyefendiliği ile insanlar arasında adeta bir cazibe merkezi haline gelebilmiş; sözleri ve eylemleri arasında çelişki bulunmayan, kendine güvenen, düşünen, sorgulayan, fikir üreten, değer üreten ve insanlığın sorunlarına çözüm üreten din bilginlerinin yetişmesine katkı vermektir.

4/5 – Kur’ân’ı dinin ana kaynağı olarak gören, ‘Sahih Sünneti ve Aklı’ Kur’ân’ı daha iyi anlamada yardımcı kaynaklar olarak kabul eden Hanif İslam anlayışının tüm dünyada tanıtılması için gerekli tüm çalışmaları yapmaktır.

4/6 – Fıtratı esas alan Hanif İslam anlayışının temel esasları olan ve Kur’ân-ı Mübîn’in de insanlığa en mühim armağanları olan ‘Tevhid, Akılcılık, Güzel Ahlak ve Adalet’ prensiplerini insanlara en doğru bir şekilde anlatarak sağlıklı bir iman-ahlak ilişkisi, sağlıklı bir iman-ibadet ilişkisi ve sağlıklı bir ibadet-ahlak ilişkisi kurmaları konusunda müslümanları bilinçlendirmektir.

4/7 – Hanif İslam anlayışının ve Türk İslam sentezinin pratikte en güzel yansıması olan Hanefî-Mâtüridî-Yesevî düşüncenin ve bu düşünce ekolünün mümessilleri olan İmam-ı Â’zâm Ebû Hanife’nin, İmam Mâtüridî’nin ve Ahmet Yesevî’nin öğretilerinin Türk İslam Dünyasında en doğru bir şekilde anlaşılabilmesi için gerekli tüm çalışmaları yapmaktır.